. facebook
.
{[facebook_like_220]} {[plusone_m]} {[twitter_button]}
#1

gelenek ve göreneklerimiz

icinde Yozgat,in tarihi .
gönderen kozanliyizbiz • En iyi Kozanli hemserimiz | konular üye uyarma

Yozgat Gelenek ve Göreneklerimiz
ÇOCUK YETİŞTİRME İLE İLGİLİ ADETLER:
AL BASMASI:
Doğum yapan kadını al basmaması için yatağına kırmızı bir bez bağlanır ve yeni annenin odasında geceleri korkmaması için sürekli ışık yakılır. Yeni doğan çocuğun göbeği düştükten sonra düşen göbek, ailenin istediği gibi bir evlat olması için cami veya okul bahçesi gibi değişik yerlere gömülür.

İSİM VERME:
Çocuk doğduktan bir müddet sonra dedesi veya evin bir erkek büyüğü tarafından çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kaamet okunur ve 3 defa "Senin adın ........." diye seslenilir. Ardından dua yapılır.

İLK BANYO:
Çocuğun ilk banyosundan sonra güzel kaşlı ve güzel gözlü olsun diye kaşına ve gözüne sürme çekilir. Ayrıca zengin olsun diye suya altın atılır.

BEBEĞİN DIŞARI ÇIKARILMASI:
Çocuk 15 günlük olunca ilk misafirliğe kapısı kıbleye ve evi güneş gören sevilen bir aileye götürülür. Gittiği evde çocuğa kısmeti bol olsun diye yumurta verilir veya göğsüne kuru ekmek konur. Bazı yerlerde çocuk 40 günlük olmadan dışarı çıkarılmaz. Bazı yerlerde de kız çocukları 40'ını doldurmadan evden çıkarsa; evde kalmayacağına inanılır. Çocuk 4-5 aylık olunca babasının cebinden para çektirilir. Böylece babasının parasının bereketli olacağına inanılır. Parayı çektikten sonra çocuğun tırnakları kesilir. Çocuğun ilk kez saçı kesileceğinde; saçı kesen berbere normal traş ücreti dışında bir hediye verilir.

DİŞ HEDİĞİ:
Çocuğun dişi çıkınca diş hediği yapılır. Diş hediği; buğday, nohut, kuru fasulye ve çedene karıştırılarak pişirilir. Pişen bu hediğin içine ceviz, fındık, sarı üzüm gibi 7 çeşit çerez katılır. Akrabalara, komşulara ve gelen misafirlere ikram edilir. Ayrıca pişirilen bu hedik "başı, dişi ağrımasın" diye çocuğun başından dökülür. Diş hediğine gelenler, çocuğa çeşitli hediyeler getirirler. Yine çocuğun dişinin çıktığını ilk gören kişi annesi bile olsa özel bir hediye alır.

SÜNNET:
Erkek çocukları genellikle okul çağı gelmeden sünnet olurlar. Sünnetten 1 gün önce mevlüt okutulur. Sünnetin bazı gelenekleri vardır. Kirve çoğu zaman bir tanıdık (Çocuğun amcası, dayısı veya dedesi) biri olur. Bazı yerlerde kirve yakın akraba olarak kabul edilir. Çocuğa sünnet elbisesi giydirilir. Alnına veya göğsüne "Maşallah" yazısı asılır. Sünnet yapılmadan çocuk arabalara bindirilerek gezdirilir. Sünnet sırasında dua okunur. Sünnetten sonra çocuk için hazırlanmış olan yatağa yatırılır. Sünnet için gelen eş, dost ve akrabalar çocuğa para, altın veya çeşitli hediyeler verirler.

ÇOCUK OYUNLARI VE ÇOCUĞUN EĞİTİMİ:
Çocuklar eskiden köy meydanlarında ve sokaklarda aşık, körebe, saklambaç, çelik-çomak gibi oyunları oynarlardı. Günümüzde aşık ve çelik-çomak oyunları ortadan kalkmıştır. Onların yerine buldukları düz yerlerde futbol topu oynamaktadırlar. Futbol köylerimize kadar yayılmış, zaman zaman köyler arası resmi ve gayri resmi müsabakalar olarak oynanabilmektedir. Köy meydanlarında köy gençleri kendi aralarında güreş tutar, cirit oynarlardı. Yine eskiden gençler arasında köy odalarında yüzük oynanırdı. Yüzük oyununda çeşitli maniler söylenirdi. Yine talebe okutma, kocaların yüzünü ağartma, et satma oyunları sıkça oynanırdı. Kızlar genellikle imece adı verilen kendir eğirme, bulgur öğütme gibi yapılan faaliyetlerde kendi aralarında maniler söyler def çalar ve Yozgat kız oyunlarını oynarlardı. Günümüzde ise düğünlerde eskiden kalma Yozgat halk oyunları oynanmaktadır.

Çocuğun eğitimi aile tarafından verilir. Anne; çocuğunun gelenek ve göreneklerine bağlı yetiştirilmesi için her türlü gayreti gösterir. Akrabalar çocuklarının iyi bir insan olabilmesi için her türlü fedakarlığı yaparlar. Çocuklar okul öncesinde çeşitli oyunlarla yetiştirilirler. Bu dönemde dinin esasları soru-cevap şeklinde, genellikle dede ve nine tarafından öğretilmeye çalışılır.

Bayramlarda ev ev gezen çocuklar şeker ve para alırlar. Bu harçlıklar çocukluk döneminin en güzel hatıraları olarak çocuğun hayatında yer alır.

Özellikle bayramlarda ve milli günlerde kimsesiz çocuklar ziyaret edilir. İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne bağlı Yetiştirme Yurtları ve Çocuk yuvalarındaki çocuklar anne ve baba sevgisinin eksikliğini hissetmemeleri için hayırsever kadınlar ve ilin ileri gelenlerinin hanımları tarafından ziyaret edilerek çeşitli hediyeler ve hediyelerin yanında anne şefkati tattırılmaya çalışılır.
EVLENME
YOZGAT NİŞAN VE DÜĞÜNLERİNDE GELENEKLER:
KIZ ARAMA VE KIZ BEĞENME:
Evlilikler görücü usulü veya gençlerin karşılıklı anlaşması şeklinde olur. Her iki durumda da evlenecek kız ve erkeğin rızası ön koşuldur. Beşik kertmesi gibi evlilikler çok az olarak bazı köylerimizde eskiden var idi. Akraba evlilikleri az olmakla birlikte vardır. Görücü usulü ile evlenmelerde oğlan tarafı kadınları bazen köy köy, bazen mahalle mahalle önceden sorarak kız bakmaya giderler. Kız tarafı durumu anlar, ona göre davranır. Kız bakmaya gidenler evin temizliğine, kızın davranışlarına dikkat ederler. Bazen oturulan minderin veya sedirin altının temiz olup olmadığına dikkat ederler. Kızın geçeceği yere bir eşya bırakırlar ve kızın o eşyayı alıp almadığına bakarlar. Kız beğenilirse "Biz bir daha geleceğiz" diyerek giderler.

GELİN ALMA VEYA GELİN ÇIKARMA:
Düğünler genellikle köylerde güzün, il merkezinde yazın yapılır. Evlenmedik kız veya erkekten su isteyen bir büyüklerin söylediği "Su gibi ömrün uzun, düğünün güzün olsun." bir de deyim mevcuttur. Düğünler Perşembe veya Cuma günü başlar, Pazar biter. Bazen de gelin Perşembe günleri indirilir. Gelin evden çıkarılırken kırmızı bir kuşak beline bağlanır. Kuşağı kızın erkek kardeşi, yoksa babası ya da dayısı bağlar. Buna kuşak bağlama denir. Gelin kız evinden baş yenge tarafından kızın anne veya babasından teslim alınır ve arabaya bindirilir. Gelinlik Pazar günü sabah oğlan ve kız tarafının genç kızlarınca giydirilir. Gelinlik giydirilirken gelin, kuvvetli olsun diye bakır bir tepsiye oturtturulur. Gelinlik ve duvak kızın başının etrafında 3 defa döndürülür dua okunarak giydirilir. Gelinlik giyildikten sonra sağdıç gelini ve kız tarafının genç kızlarını kuaföre götürür.

ÇEYİZ ASMA:
Düğünden 15 gün önce kız evi ve kız tarafından yapılmış olan el işleri kız evinde serilir. Bir hafta kadar eşyalar evde komşular, akrabalar ve oğlan tarafınca görülür. Buna çeyiz asma denilir. Gelin çeyizi oğlan tarafına gönderildiğinde çeyiz arabasının etrafında gelinin bir akrabası bir kadınla, gelin çeyiz arabasının etrafını 3 defa dolaşır ve elindeki aynaya "Ayna sen güzelsin, benim bahtım senden güzeldir." der.

ÇEYİZ YAZMA:
Gelin çıkarılacağı sabah veya 1 gün öncesi akşam kız ve erkek tarafının erkekleri düğün odasında toplanır. Kız için hazırlanmış çeyiz eşyasının listesi tek tek çıkarılarak günün fiyatları üzerinden değerlendirme yapılır ve her eşyanın fiyatı yazılır. Çeyiz listesi 2 nüsha olarak hazırlanır. Kız tarafından baba, oğlan tarafından damat imzalar ve mahalle muhtarı tarafından onaylanarak 1 nüsha kız tarafına, 1 nüsha damada verilir. Çeyiz yazılırken Kur'an-ı Kerim'e fiyat verilmez. Çünkü Kur'an-ı Kerim maddi değerle ölçülemez. En sona ayna veya süpürge yazılır. Değeri çoğu zaman 1 Lira olarak tespit edilir. Çünkü çeyiz senedindeki rakamların sonunun 1 olması esastır. Çeyiz arabaya konacağı zaman kız tarafından birisi çeyiz sandığının üzerine "Sandığın anahtarı kayboldu." veya "Sandık açılmıyor." diyerek oturur ve oğlan tarafından bahşiş alır.

KEKİL VE KINA:
Perşembe günü mani ve ilahilerle gelinin kekili kesilir. Cuma günü geline kına yakılır ve kurulan yeni yuvanın bereketli olması için gelinin avucuna para, altın veya buğday konur. Cuma günü kına gecesi yapılır. Kına gecesi bittikten ve misafirler dağıldıktan sonra gelinin çok yakınları tarafından ayağına kına yakılır. Ayağa kına yakıldıktan sonra kısmetleri açılsın diye kızın ayakkabısının altına bekar arkadaşlarının isimleri yazılır.

GELİN VE DAMAT HAMAMI:
Gelin genellikle il ve ilçe merkezlerinde, erkek ve kız tarafının genç kızları ile kadınlar hamamına götürülür. Hamamda çeşitli yiyecekler yenir, tef çalınır, oyunlar oynanır. Damat hamamı ise gelin getirildikten bir müddet sonra arkadaşları tarafından erkekler hamamına götürülür. Hamam masraflarını sağdıç karşılar. Yemekler yenir, oyunlar oynanır. Sağdıç elinden geldiği kadar damadı arkadaşlarının şakalarından korumaya çalışır. Ayrıca damadın tarafından kaçırılmaması için tedbirler alır. Şayet damat kaçırılacak olursa cezasını para ve hediye olarak sağdıç karşılamak zorundadır.

DÜĞÜNLERDE BAYRAK:
Düğün Perşembe günleri bayrak kaldırma ile başlar. Uzunca bir direğe "T" şeklinde bir ağaç çakılır. Bu ağacın bir ucuna kırmızı, bir ucuna yeşil ipek bez bağlanır. Bezlerin üst kısmına elma veya soğan takılır. Yeşil bez damadı, al bez gelini temsil eder. Buna düğün bayrağı denir. Önce davul-zurna çalmaya başlar ve gençler halay çekerler. Daha sonra imam ve yetişkinler dua ederek oğlan evine her yerden görünecek şekilde bayrağı dikerler. Buna bayrak kaldırma denir. Dikilen bayrağın ucundaki elma veya soğanlar çocuklar veya gençler tarafından taşla düşürülür. Gelin oğlan evine inince de dikilen bayrak yıkılır. Bayrağı yıkan kişi kırmızı ve yeşil bezleri alır ve bunları damada verince karşılığında para ya da hediye alır. Bazı yerlerde düğün yapılan eve Türk bayrağı çekilir.

BAYRAK SUALİ:
Köyden köye gelin almaya gidilince kız tarafının delikanlıları ellerinde büyükçe bir Türk Bayrağı ile düğüncülerin geçeceği yol kenarındaki yüksekçe bir tepeye çıkarlar. Bayrağı çeken kişiye bayrak adı verilir. Köye giren düğüncüler bayrağı görünce arabalardan inerler ve yürüyerek bayrağın altında toplanırlar. Böylece kız ve oğlan tarafı şanlı Türk Bayrağının altında birleşmiş olurlar.

Bu sırada bayraktarın soruları başlar:
- Nereden gelip nereye gidersininiz?
- Hıdırlardan gelip hazırlara gideriz.
- Hıdırlar kim, hazırlar kim?
- Hazırlar sizsiniz. Hıdırları ne siz bilirsiniz, ne de biz!

Bu karşılıklı konuşmadan sonra çeşitli sorular mani şeklinde sorulur ve mani olarak cevaplar alınır. Gelen düğüncülerin yiğitbaşı soruları bilirse köye girme hakkını elde ederler. Sorular bilinmezse cezasını yiğitbaşı çeker. Ancak bu cezadan, oğlan tarafının kız tarafı gençlerine vereceği "heybe yolu" ile kurtulmak mümkündür. Bayrak soruları ve yol verme işi tamamlandıktan sonra düğüncüler öndeki bayrağı takip ederek düğün odasına gelirler.

Bayrak soruları oldukça fazladır. Her sorudan sonra orada bulunanlar hep birlikte salavat getirirler.

Bayrak sorusuna bir örnek:
Bayraktar bayrağın çekmiş duruyor
Yiğitbaşı sualin veriyor
Bismillahı bilmeyen benden sual soruyor
Allah, illalah ver Muhammed
Mustafa'ya salavat

Soru:
Denizden çıktı bir ablak
Ağzında yeşil bir yaprak
Sana diyom bayraktar
Bu dünya kaç avuç toprak

Cevap:
Küp içinde arpayım
Yıldan yıla artayım
Sudan bir terazi getir
Bu dünyayı tartayım

GELİN OĞLAN EVİNDE:
Gelin bindirildiği araba ile mezarlık, türbe veya cami etrafında dolaştırılarak oğlan evine getirilir. Gelin hemen arabadan indirilmez. Kaynana, kayınbaba ve akrabalar tarafından geline çeşitli hediyeler verilir. Genellikle Kaynana bir koç veya tosun bağışlar. Ardından da"Oğlumu verdim, daha ne bağışlayayım." der. Diğer yakınlarda para ve hediye verirler. Gelin eve gireceği zaman kaynana dış kapıya kolunu dayayarak gelini koltuğunun altında geçirir. Bu hareket gelin kaynananın sözünü tutsun diye yapılır. Daha sonra evin bahçesinde gelinin geçeceği yerde geline çanak kırdırılır. Bu da gelinin kötü huylarının kırılması için yapılır. Gelin kapının iç tarafına yağ sürer; yağ gibi aksın diye. Ayrıca gelin geldiği yuvaya çivi gibi bağlansın diye kapıya çivi çakar. Genellikle evin bahçesinde geline ve damada nazar değmemesi için üzerlik tüttürülür. Bazı yerlerde gelin ve damada kurban kesilir. Gelin kurban kanının üzerinden atlar. Yine nazar değmesin diye gelinin ve damadın alnına kurban kanı sürülür. O sırada güveyi tarafından çerez ve bozuk para serpilir. Çocuklar koşarak yerdeki çerezleri ve bozuk paraları toplarlar.

Bazı köylerde gelin inerken silah atılır. Gelin eve girdiğinde kucağına oğlan çocuğu verilir. Bazı yerlerde kaynana gelinin eline süpürge verir. Gelin, evi süpürgeyi yere değdirmeden süpürür. Böylece evdeki nazarlar ve kötü bakışlar temizlenmiş olur. Yine kaynana kendi eli ile işlediği baş örtüsünü gelinin başını örter. Gelin ve damada çocukları çok olsun diye yağda yumurta yedirilir.

GÜVEYİ VERME:
Yatsı namazı kılındıktan sonra köyün imamı tarafından damadın yakınları ile birlikte dualarla gerdeğe verilir. Dua bittikten sonra damat babasının ve oradaki büyüklerin ellerini öper. Gençler damadın sırtını yumruklarlar. Bu yumruklardan sağdıç damadı korumaya çalışır.
ASKERLİK:
Askere gidecek olan gençlerin pusulası gelince gençler köyde iş yapmazlar, topluca,eğlenirler. Askere gitmeden 1 hafta öncesinden davetler başlar. Gençlerin bütün akrabaları sırayla yemeğe çağırırlar. Bu yemeklerde mutlaka tepsinin üzerinde pişmiş bulgur pilavı ve üzerinde tavuk, kaz veya hindi bulunur. Sini tatlısı, kadayıf ve yoğurtlu mantı, etli çorbalar bu davetlerin vazgeçilmez yemeğidir. Tatlı ve börekler son yemeklerdir. Çayla ikram kapanır. Davetlere giden asker adayına harçlıklar verilir.

Askere gidileceği gün, sabahleyin askere gitmeyen diğer gençler bayrağı çıkartıp meydana dikerler. Davul-zurna erken saatte güreş havası çalmaya başlar. Askere gidecek gençler de gelerek halay çekilir, oyunlar oynanır. Vakit gelince köyün imamı gençleri toplayarak dualarını yapar. Sonra bayrak, davul-zurna eşliğinde köyün kenarına kadar askere gidecek olan gençler getirilir. Askere gidecek genç; şen, şakrak ve güler yüzlü olur. Üzülen, ağlayan gence rastlanmaz. Gençler köyün kenarına getirilirken ilahiler okunur, salavat getirilir. Köyün kenarında gençler büyüklerin ellerini, küçüklerin gözlerini öperek yollarına devam ederler
HALK BİLGİLERİ
MAHALLİ TEDAVİ PRATİKLERİ:
Yozgat yöresinde halk arasında yaygın şekilde kullanılan tedavi yöntemlerinden bazıları aşağıdaki gibidir;

1.Boğaz Ağrısı:
a) Boğaz önce elle sonra yemeni ile yukarı doğru hafif hafif çekilir. Bu egzersiz ağrı geçinceye kadar sabah akşam devam ettirilir.
b) Karpuz kabuğu yakılır. Yakılan kabuğun bir miktarı yutulur.
c) Defne yaprağı kaynatılarak içilir.
d) Ağrıyan yer ovulur. Isıtılmış yemeni ile sarılır.

2. Böbrek Sancısı:
a) Yoğurt suyu içilir.
b) İt üzümü yenir.
c) Yıllanmış maydanoz kökü kaynatılarak 15 gün boyunca aç karnına her sabah 1 bardak içilir.

3. Nefes Darlığı:
a) Bıldırcın yumurtası 40 gün boyunca her sabah 1’er tane olmak üzere aç karnına yutulur.
b) Ezilmiş sarımsak tereyağı ve sütle karıştırılarak yenir.
c) Yavşan otu kaynatılarak suyu haytaya içirilir.

4. Prostat Büyümesi:
a) Arpa, kereviz, nohut ayrı ayrı kaynatılarak suyu içilir.

5. Romatizma :
a) Ağrıyan yere dilimlenmiş elma sarılır.
b) Haşlanmış ısırgan otu yağ ve yumurta ile kaynatılarak yenir.
c) Ağrıyan yerlere sülük yapıştırılıp kirli kanın emilerek ağrıların giderilmesi yoluna gidilir.
d) Kirli yün ağrıyan yerlere sarılır.

6. Sarılık:
a) Hastalığın Ocağına gidilir ve parpılanır.
b) Kayısı kurusu küçük bir çocuğun idrarı ile ıslatılarak hastaya yedirilir.
c) Ekşi meyvesi yenir veya ekşi içilir.

7. Saç Dökülmesi:
a) Kuru söğüt ağacının kabuğu kaynatılır bu su saça sürülür.
b) Sirke ile yıkanmış saça dövülmüş sarımsak ovularak yedirilir.
c) Fındık veya badem yağı banyo öncesi saça sürülür.

8- Öksürük:
a) Ayva kabuğu veya kuşburnu kaynatılarak suyu içilir.
b) İncir ve karabiber karıştırılarak 3 gün boyunca sabah akşam birer çorba kaşığı yenir.
c) Sulandırılmış bal üç gün boyunca sabah akşam birer çorba kaşağı yedirilir.

9- Zatürre:
a) Mersin yaprağı kaynatılarak suyu balla karıştırılır ve yenir.
b) Ayva suyu ile Şam fıstığı yenir.
c) Sütle badem yenir.
d) Hamur soğurularak göğüse ve sırta sarılır birkaç gün bekletilir.
e- Güğüse ve sırta bardak vurulur.
BAYRAMLAR, TÖRENLER, KUTLAMALAR
Dini-milli-mevsimlik bayramlarda yapılan kutlamalar:
Bilindiği üzere; Ramazan ve Kurban olmak üzere 2 dini bayramımız vardır. Bu bayramlar her yıl bütün İslam dünyasında olduğu gibi Yozgat ve yöresinde de büyük bir vecd, sevinç ve mutluluk içerisinde kutlanılır.

Ramazan ve Kurban Bayramı'na Yozgat ve yöresinde bir hafta öncesinden hazırlanılır. Yapılan hazırlıkları birkaç başlıkta toplayabiliriz.

1- Ev Temizliği:
Evler; kıyıdan köşeden önce güzelce süprülür. Yerler sıkılmış yaş yer beziyle silinir. Perdeler, sedir yaygıları, yastık kılıfları yıkanır, ütülenir ve yerlerine yerleştirilir, takılır. Mevsim uygunsa badana da yapılır. Kapılar, pencereler güzelce silinir. Halı, kilim ve çuvalların tozlan silkelenir ve sonra yaş bezle üzerleri silinir, havalandırılır. Daha sonra yerlerine serilir.

2- Vücut Temizliği:
Bayramlara 2-3 gün kala hamama gidilir. Gidilmezse evlerde güzelce yıkanılıp, temizlenilir. Arife gününde boy abdestti almak, yorgunluk atmak, kısaca bayrama tertemiz girmek düşüncesiyle arife suyuna girilir. Arife suyuna bütün aile fertlerinin girmesine dikkat edilir. Bu konuda ihmale yer yoktur. Arife gününün akşamı şehir merkezinde seyrekte olsa kadınlarımız, kız ve gelinlerimiz ellerine kına yakarlar.

3- Bayramcalıkların Hazırlanması:
Duruma göre aile sakinlerinin her birinin ihtiyaçları tespitler doğrultusunda temin edilir. Ütülenmesi gerekenler önceden titizlikle ütülenir. Yeni alınmamış ayakkabı-terlikler giyilecekse özenle boyanır. Bilhassa çocuklar bayramda giyeceklerinin tatlı bir telaşını yaşarlar. Ya ellerinde tutarlar ya da koyacak bir yer beğenmeyip orası senin burası benim gezdirip dururlar. Nihayet yatak başlarında karar kılarlar. Yozgat ve yöresinde bayram için alınan giyecek, yiyecek ve hediyelere "bayramcalık" denir

4- Bayram için Hazırlanan Yemek ve Tatlılar:
Kurban Bayramı'nda günün ilk yemeği olarak kurban etinden yapılan kavurma ve közde pişirilen közlemeyi zikretmeliyiz. Bu özellik Yozgat ve yöresinde genel bir kaide gibidir.


-------------------------------------------------------------
BEN KOZANLIMI TARIF ETSEM YENIDEN KALEM SIPARISI VERMEM GEREKIR
yukariya dogru cek

{[warnOptionsBox]}

EGER SIZLERE YARDIMCI OLDUYSAM NE MUTLU BANA...TEKRAR ZIYARETINIZI BEKLERIZ
Ziyaretci
0 Üyeler ve 2 Misafirler Baglilar.

yeni üyemiz olarak hosgeldiniz: murat bilen
giris yapanlar
online üye sayisi

Forum istetistikleri
Forumun var 1067 konular ve 1457 yorumlar.

Bugün0 üyelerimiz burdaydilar:



{[plusone_js]}
Xobor Ein Kostenloses Forum von Xobor.de
Einfach ein Forum erstellen