. facebook
.
{[facebook_like_220]} {[plusone_m]} {[twitter_button]}
#1

Entegrasyon ve Asimilasyon

icinde Hamza Sahin .
gönderen kozanliyizbiz • En iyi Kozanli hemserimiz | konular üye uyarma

Entegrasyon ve Asimilasyon
Özellikle Almanya’da yaşayan yabancılar ve tabii ki büyük çoğunluğu teşkil eden Türkler için kullanılan “entegrasyon” kelimesi, bütünleşme, kaynaşma anlamına gelmektedir.

Almanya’da yaşayan yabancıların çoğu bu bütünleşme kavramını tam anlamıyla anlayamamış ne Alman gibi ne de kendi etnik kültürlerindeki bir bireyin yaşamı gibi yaşayamamaktadırlar. Bunun tam tersine bir görüntü ve yaşam tarzı içerisinde yaşam sürdürmekte olan bu kişiler, dış görüntüleri, müzik, yaşam tarzından, giyiminden kolayca göze çarpmaktadırlar.

Kent sokaklarında gezerken, kafanızı kaldırıp şöyle bir çevrenize bakındığınız zaman kolaylıkla göze çarpan bu kişileri bir Alman’dan (yerli halktan) ayırt etmeniz pek zor olmayacaktır (Çesitli saç ve sakal imajları ve giyim olarak).

Yaşadığı toplumun yaşam tarzına ve yerleşik kurallarına uyum sağlamak her yabancı bireyin mecbur uyması gereken kuralların başında gelir. Ancak kendisininin entegre olduğunu söyleyen bir bireyin kendi kültüründen utanç duyarak, burada doğup büyüdüğünü kendisine bir neden olarak gösterip, asimile olduğunun farkında olamayan kişilere de rastlamak oldukça mümkündür. Bu kişiler entegre olmayı asimile olmakla karıştırıp kendi kültürlerinden uzak bambaşka bir şekilde yaşarlar. Halbuki entegrasyon, uyum sağlanmaya çalışılan ülkede kendi kimliğini kaybetmeden yaşamaktır.

Eger entegre olmak yerli topluma ayak uydurmak ve beraber yasalara ve toplum kurallarına uymak ise anlaşılır bir şekilde onaylanması gereken bir tutumdur. Yabancı toplumun bunu kabul etmemesi gibi bir tavır içerisinde olması tabii ki kabul edilemez bir davranıştır ki bu da yabancı ve yerli arasında büyük uçurumlara ve anlaşmazlıklara neden olur.

Uzun yıllardır üzerinde durulan konu olan entegrasyon hakkında yapılan birçok açık oturumlar, gazete haberleri ve politik sohbetlerde sıkça Avrupa ve Almanya’da yaşayan yabancıların uyumsuzluk sorunu yaşadıkları, entegre olmakta bir hayli zorlandıkları, entegre olamayan yabancıların hiçbir çaba göstermediği vurgulanır. Bu türlü ucuz konuşmalarla bazı cahil kesimi uzun yıllardır uyutmuş olan politikacı ve aydın geçinen kesim, yerli toplumun yabancı toplum üzerinde bir baskı uygulamasını sağlamıştır. Entegre olmasını istediği toplumdan uzak yaşayan bir yerli, yabancının kendilerine adapte olmasını nasıl isteyebilir ki? Yabancı bir misafir daha önce tanımadığı bir eve girdiği zaman toplulukta sıcak karşılanmadığı sürece o toplulukta kendisini nasıl iyi hissedebilir ki? Kendisini hep geri çeker ve dışarıya kapanık davranır. Kendisini bir türlü ifade edemeyen kişi zamanla toplumdan uzaklaşıp, kendi kabuğuna çekilir.

Devlet dairelerinde çalışan yabancı vatandaşların sayısı ortadadır. Bu ülkede kaç tane yabancı politikaci vardır? Belediyede ve işci bulma kurumunda çalışan kaç tane yabancı vardır? Sadece yabancıların kazançlarına göz diken bazı uyanık sermayenin yanında çalışan yabancı uyruklu insanlar vardır ki onlar da promosyon, kominikasyon ve pazarlama işiyle uğraşmaktadırlar. Kendi mallarını satmak için düşük bir yabancı potansiyeli olan ülkede yabancı işçi bulundurması haliyle işverenin işine yarayacaktır.

Yaşamaya çalışılan her ortamda bir şekilde yerli toplum yabancı topluma yabancı olduğunu hissettiriyor. Buna örnek verecek olursak Belediye, Yabancılar dairesi, İşçi bulma kurumu vs…

Yabancı bir vatandaş, bu dairelerin herhangi birine gittiği zaman karşısındaki memur tarafından değersiz bir yabancı olduğu her defasında kendisine hissettiriliyor (Bazı zamanlar insanlar bu dairelere gidecekleri günün öncesi birçok psikolojik bunalım yaşıyor olabiliyorlar). Entegre olmaya çalışan yabancı da bu şekilde yaşadığı yerli halktan uzaklaşıyor ve aralardakı uçurum alabildiğine derinleşiyor (Öyle durumlar geliyor ki ekonomik sorunlar, işsizlik ve terör olayları yabancılara mal edilebiliyor).

Kişinin etnik kökeni ne olursa olsun, bulunduğu topluma kendi kültürünü, dilini koruyarak entegre olması doğaldır. Yanlız bu durum yanlış kullanılmaya çalışılırsa yani yabancı topluma hissettirmeden baskı uyguluyarak yaptırılmaya çalışılırsa işte bu asimilasyon olur ve yabancı toplum tarafından ters tepki görür.

Bir örnekle devam etmemiz gerekirse bir orman ve renkler örneğiyle konuya devam etmek istiyorum. Bir ormanda bulunan çeşitli çiçekler ve meyve veren ağaclar gibi çokluk ve ahenk insanı başka bir dünyaya götürür. Bu ormanda her çiçeğin ayrı kokusu ve her meyvenin ayrı tadı vardır. Ancak bu doğal hayatın birbiriyle karışıp tek bir bitki ve ağaç olmasını istemek kadar aptalca bir durum olamaz. Ormanın içerisinde aynı meyveler ve aynı çiçekler insanı bunaltır ve sıkar. Aynı renklerde olduğu gibi siyah bir renk ile kırmızı bir rengin karışımında ortaya çıkacak anlamsız ve zevk vermeyen bir renkle karşılaşabiliriz. Ama renkleri ve ormanı doğallığından uzaklaştırmada yaşamak ve bu çeşitlilik içerisinde yaşamak yerli ve yabancı toplumu zengin kılacaktır. Her iki toplum da birbirlerinin folklöründen bir şeyler öğrenecek ve insanı tanıma imkanı bulacaktır. Anlaşılacağı gibi insanları oldukları gibi kültürleriyle kabul etmek ve yaşamalarına izin vermek gerekliliğini düşünüyorum.

Yıllar öncesinden buraya gelen topluluklar kendi kültür ve dillerini yaşatmak için dernekler kurmuş ve bu derneklerde faliyetler sürdürmüşlerdir. Bu faliyetlerin başında folklör, enstruman kursları ve dini ibadetler gelmektedir. Kendi kültür ve çoğrafyalarından kopuk yaşamak istemeyen insanlar bir şekilde burada kültürlerini yaşamaya ve yaşatmaya devam etmeye çalışmışlardır. Ancak bunun neticesinde çok az bir verimlilik elde etmişlerdir.

Anne ve babanın yabancı dil eksikliği, geçmişte yaşadıkları toplumun gelişimini takip edememek, geldikleri kültürü kaybetmemek adına sarılınan dini inançlar, gelenek görenekler, dışarıda yaşayan yerli halkın yaşam tarzı, kadına ve insana bakışı, kadın erkek ilişkileri, otomatikman ailede evlatlarını koruma içgüdüsünü harekete geçirmiş ve “Çocuklarımız bunlar gibi olacak, kızlarımız ve oğullarımız kötü yollara düşecek“ telaşıyla çocukları kendi eski yıllar önce yaşadıkları toplumun şartları altındaki gelenek ve göreneklere göre yetiştirmiştir. Okulda ve arkadaş çevrelerinde Almanca konuşan ve yerli kültürle bir arada yaşamaya çalışan yabancı gençler ev ortamında kendi ana dilleriyle konuşma ve geleneklerine ayak uydurma zorunda kalmıştır. Yabancı arkadaşlarıyla Almanca paylaşılan heyecan ve dışarıdaki kültür ev ortamındaki muhabbete hiç benzemediğinden, genç iki ortam arasında gelip gitmiştir.

Bu neticede sosyal yaşamlarında ne bir Alman gibi ne de geldikleri toplumdaki bir birey gibi yaşayamamaktadırlar. Yukarıda değindiğimiz hususlar yüzünden olsa gerek burada yetişen gençlerin kendilerine göre yaşam tarzları ve kültürleri oluşmuştur. Bu yaşam tarzı içerisinde sosyal yaşamlarını sürdürmektedirler.

Amaç Avrupa kültürlerini veyahut toplumlarını germek değildir. Yaşadığımız kıta üzerinde yetişen birçok düşünür, müzisyen, ideologlar, ressam ve filozoflar olmuştur. Ancak gelinen ülkelerdeki folklörü ve toplumca paylaşılan heyecanları kaybetmekte olacak iş değildir. Çocuklarımıza Pir Sultanları, Hacı Bektaşları, Karacaoğlanları, Yaşar Kemalleri ve birçok ozan ve sanatçılarımızı hatırlatmak ve hatırlamak bir aile olarak hepimizin görevlerinden biridir. Çocuğa öğretilmesi istenen çağdaş sanatlardan önce her yabancı kendi geldiği kültürde bulunan ve yaşatılan sanatlardan bir şeyler çocuğuna öğretmelidir. Yabancı ülkede yetişen bir yabancı önce kendi kültürünü öğrenmeleri ve sonra yabancının kültürü hakkında bilgi edinmesi gerekmektedir.

Kendi toplumuna yabancılaşan bir birey olarak değil de diğer kültürleri ve halkları kucaklayan bir birey olunması gerekir. Din, dil, folklörünü, özgürce yaşayabilen, etegrasyonu asimilasyonla karıştırmayan bir toplum ve politika dileğiyle.

Yazan: Ali Serttürk


yukariya dogru cek

#2

RE: Entegrasyon ve Asimilasyon

icinde Hamza Sahin .
gönderen almanyali • kozanli olmak icin caba gösteriyor | 3 konular üye uyarma

icinde yasadigim ortami iyi bilen bir kisi olarak arkadasimiz cok güzel kaleme almis..böyle güzel yazilarinizi bekliyorum.

yukariya dogru cek

{[warnOptionsBox]}

EGER SIZLERE YARDIMCI OLDUYSAM NE MUTLU BANA...TEKRAR ZIYARETINIZI BEKLERIZ
Ziyaretci
0 Üyeler ve 1 misafir Baglilar.

yeni üyemiz olarak hosgeldiniz: halildanaci
giris yapanlar
online üye sayisi

Forum istetistikleri
Forumun var 1058 konular ve 1447 yorumlar.

Bugün0 üyelerimiz burdaydilar:



{[plusone_js]}
Xobor Ein Kostenloses Forum von Xobor.de
Einfach ein Forum erstellen